logo

1.
Aşağıdakilerden hangisi hemoglobine bağlanarak oksijene afinitesini değiştiren allosterik efektörlerden biri değildir? (Eylül - 91)
Doğru Cevap: "D" lsı
Soru Açıklaması
Bir proteinde; bir bölgeye bağlanan ligand, başka bir bölgeye bağlanacak olan molekülü etkiliyorsa (stimülasyon / inhibisyon) bu proteine allosterik protein, bu liganda ise allosterik efektör (aktivatör / inhibitör) denilir.
2.
Aşağıdakilerden hangisi multipotent kök hücreye etki eder? (Eylül 99)
Doğru Cevap: "A" iL- 3
Soru Açıklaması
IL-3, pan-spesifik koloni uyaran faktör (CSF) olarak bilinir. iL - 3; aktive edilmiş T-helper hücreleri tarafından üretilir ve kemik iliği kök hücrelerinin proliferasyonu ve farklılaşmasını destekler. Hematopoez ile ilgili interlökinler içinde en geniş etki alanına sahiptir. MultiCSF olarak da tanımlanır. Eritropoetin, eritroblastları; trombopoetin, megakaryositleri; GM-CSF, erken miyeloid öncülleri uyarır. IL-7 ise lenfoid kök hücreden, B ve T lenfosit farklılaşmasını uyarır
3.
Aşağıdaki kan grubu antijen sistemlerinin hangisinde plazmada doğal antikorlar bulunur? (Eylül 2013 Orijinal)
Doğru Cevap: "B" ABO
Soru Açıklaması
ABO Kan Grubu Antijen Sistemi A ve B Antijenleri (Aglütinojenler) Tip A ve Tip B adlı iki antijen eritrosit hücre yüzeyinde bulunur. Bu antijenler kan transfüzyon reaksiyonlarına yol açarlar. Kan hücrelerinin aglütinasyonuna neden oldukları için aglütinojen de denir. Kalıtım özelliği nedeniyle bir bireyin kan hücrelerinde bu antijenlerin biri ya da ikisi bulunabilir ya da hiçbiri görülmez. • Aya da B aglütinojenlerinin ikisinin de bulunmaması durumunda kan grubu "O" grubudur. • Sadece A aglütinojeni varsa "A" grubu, • Sadece B aglütinojeni varsa "B" grubu, • Hem "A" hem de "B" aglütinojeni varsa "AB" grubudur. Yukarıda belirtildiği gibi sadece ABO kan grubu sisteminde plazmada doğal antikorlar bulunmaktadır. Diğer seçeneklerdeki Rh, MNS, Kell ve Lewis sistemleri kan hücrelerindeki diğer tespit edilebilmiş antijen sistemleridir fakat bu kan grubuna sahip bireylerde doğal antikor bulunmamaktadır. Hematopoez İle İlgili Sorulabilecek Önemli Bilgiler 1. Trômbosit yapımında en önemli büyüme faktörü ... IL-11'dir. 2. Lenfoid kök hücrenin T ve B progenitör hücrelere ayrışımını sağlayan en önemli büyüıne faktörü ... IL-7'dir. 3. Kök hücreleri (stem cell) gösteren en iyi yüzey antijeni... CD 34'tür.
4.
Aşağıdakilerden hangisi hipokrom mikrositer anemiye neden olan durumlardan biri değildir? (Eylül- 87, Eylül-88, Nisan-2001)
Doğru Cevap: "D" B12 vitamini eksikliği anemisi
Soru Açıklaması
Anemiler ortalama eritrosit hacmine (MCV) göre mikrositer, normositer ve makrositer anemi olmak üzere üçe ayrılır. MCV < 80 fL ise mikrositer anemi, MCV 80-100 fL arası ise normositer ve MCV > 100 fi ise makrositer anemi olarak adlandırılır. Kurşun zehirlenmesi ve B6 vitamin eksikliği sideroblastik anemi etyolojisinde rol oynayıp mikrositer anemiye yol açarlar. Talasemiler ve demir eksikliği mikrositer anemi sebeplerindendir. B12 vitamini eksikliğinde ise MCV > 100 fl olup mikrositer değil, makrositer anemi beklenir.
5.
Kırk yaşında erkek hasta ayak baş parmağında kızarıklık, ağrı, şişlik şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenesinde birinci metatarsofalangiyal ekleminde artrit tespit ediliyor. Kan basıncı 180/110 mm Hg olarak ölçülüyor. Laboratuvarda hemoglobin 8 gr/dL, MCV 60 fL, lökosit 6.000 mm3, trombosit 255.000 mm3, kreatinin 3.2 mg/dL, kan üre azotu 40 mg/dL saptanıyor. Bu hastadaki mevcut klinik tabloyu aşağıdaki mesleksel maruziyetlerden hangisi en iyi açıklar? (Nisan-88)
Doğru Cevap: "D" Kurşun
Soru Açıklaması
Kurşun intoksikasyonunun triadı; gut, hipertansiyon ve böbrek yetmezliğidir. Kurşun ayrıca delta aminolevülinik asit dehidrataz ve ferroşelatazı inhibe ederek sideroblastik anemiye neden olur (hipokrom mikrositer anemi). Şıklardaki diğer maruziyetler sonucu oluşan tablolar; Asbest; Plevra! plak, interstisyel akciğer hastalığı, maligniteler (akciğer kanseri, mezotelyoma, larinks kanseri) Silika; interstisyel akciğer hastalığı, akciğer kanseri, tüberküloz, pulmoner alveoler proteinozis, bazı otoimmün hastalıklar, Kaplan sendromu. Berilyum; Akut pnömonitis, sarkoidoz benzeri hastalık. Benzen; Aplastik anemi, lösemi.
6.
Aşağıdaki anemiye neden olan hastalıklardan hangisinde ortalama eritrosit hacminin (MCV) 105 fl olması beklenmez? (Eylül - 2005)
Doğru Cevap: "C" Talasemi
Soru Açıklaması
Talasemiler makrositer değil, mikrositer anemi yaparlar. Hemolitik anemiler içerisinde mikrositik anemi yapan tek neden talasemilerdir (diğer hemolitik anemiler normo-makrositik anemi yapar). Pernisiyöz anemi (B12 düşüklüğü) makrositer anemiye neden olur. Saf eritroid aplazi'de erken eritroid hücreler dolaşıma çıktığı için makrositer anemi görülür. Kronik karaciğer hastalığı ve hipotiroidizmde de makrositer anemi görülür.
7.
Aşağıdakilerden hangisi makrositer anemi nedenidir? (Eylül 2009)
Doğru Cevap: "E" Folat eksikliği
Soru Açıklaması
Megaloblastik anemide {folat ve B12 eksikliği) MCV > 100 fL'dir, yani makrositer anemi görülür. Demir eksikliği anemisi, dünyada en sık görülen anemidir. Periferik yaymada hipokromi, mikrositoz, anizositoz ve poikilositoz vardır. Kronik hastalık anemisi hastanede yatan hastalarda aneminin en sık nedenidir. Hastalığın patogenezinde hepsidin yapımındaki artış ve açığa çıkan sitokinlerin eritropoezi baskılaması rol alır. Kronik hastalık anemisi hastanede yatan hastalarda aneminin en sık nedenidir. Hastalığın patogenezinde hepsidin yapımındaki artış ve açığa çıkan sitokinlerin eritropoezi baskılaması rol alır. Hastaların 1/3'ünde mikrositik, 2/3'ünde normositik anemi görülür.
8.
Aşağıdakilerden hangisi anemi ayırıcı tanısında kullanılan parametrelerden biri değildir? (Eylül - 89)
Doğru Cevap: "C" Aspartat aminotransferaz
Soru Açıklaması
Mikrositer anemiler ve demir eksikliği anemısı ayırıcı tanısında demiri, parametreleri kullanılır. Bunlar serum demir, demir bağlama kapasitesi, ferritin ve transferrin satürasyonudur. Anemiye yaklaşımda kullanılan parametreler; Hemoglobin: Yaş ve cinse göre normalden düşük ise anemi olarak kabul edilir. Hematokrit: Kandaki eritrosit yüzdesini gösterir, kabaca hemoglobinin 3 katıdır. MCV (ortalama bir eritrosit volümü): Hematokrit/ eritrosit sayısı ile bulunur. ,/ Anemiler MCV'ye göre sınıflandırılır: MCV < 80 fl ise mikrositer, > 100 fl ise makrositer, 80 - 100 fl ise normositer anemi olarak kabul edilir. MCH: eritrosit başına düşen hemoglobin miktarıdır. Hemoglobin/RBC sayısı formülü ile hesaplanır. MCHC: Bir eritrosit volümüne düşen hemoglobin miktarıdır; hemoglobin / hematokrit oranı ile hesaplanır. ,Artmış ise herediter sferositoz lehinedir .
9.
Aşağıdakilerden hangisi aneminin kompanzasyon mekanizmalarından biri değildir? (Eylül - 94)
Doğru Cevap: "A" 2,3 bisfosfogliseratın azalması
Soru Açıklaması
Dokulara oksijen sunumunu, hemoglobin konsantrasyonu perfüzyonu belirler. Anemide dokulara giden oksijen miktarında azalma meydana gelir. Kompanzasyon mekanizmaları olarak; * 2,3 bisfosfogliserat artar, böylece hemoglobinin oksijene afinitesi azalır. * Kardiyak output artar. * Kalp atım sayısı artar. Kanın hücresel içeriğinin azalmasına bağlı olarak vizkozitesi ise azalır
10.
Halsizlik ve yorgunluk şikayetleri ile başvuran hastanın laboratuvar değerlerinde hemoglobin: 11 gidi, ortalama eritrosit hacmi: 62 fL, eritrosit dağılım genişliği normal saptanıyor. Periferik yaymada hipokrom mikrositer eritrositler, hedef hücreler ve bazofılik noktalanma görülüyor. Bu hastaya tanı koyabilmek için istenmesi gereken en uygun test aşağıdakilerden hangisidir? (Eylül - 92)
Doğru Cevap: "A" Hemoglobin elektroforezi
Soru Açıklaması
Bir hipokrom mikrositer anemide RDW normalse, akla ilk Talasemiler gelmelidir. Talasemiler hemoglobin sentez defekti ile karakterize hastalıklar oldukları için tanılarında en uygun yöntem hemoglobin elektroforezidir. "Periferik yaymada saptanan anormal bulgular ve eşlik ettiği klinik durumlar" başlıklı tabloya bakınız.
logo

11.
Halsizlik yakınması ile başvuran 75 yaşında bir hastada hemoglobin: 8,5 gldL, ortalama eritrosit hacmi (MCV): 123 fL, lökosit: 3200lmm3 ve trombosit: 110.000lmm3 bulunuyor. Bu hastada tanı koymak için öncelikle istenmesi gereken laboratuvar testi aşağıdakilerden hangisidir? (Eylül 2011)
Doğru Cevap: "A" Periferik yayma
Soru Açıklaması
Anemi saptanan hastada ayırıcı tanıya yönelik ilk olarak periferik yayma yapılmalıdır. Ancak soru "Pansitopenisi olan ve MCV'si yüksek saptanan bir hastada en olası tanı nedir?" diye sorulsaydı cevap "Megaloblastik anemi" olacaktı. Bu hastada periferik yaymada megaloblastik değişiklikler görülür. Periferik yaymadan sonraki basamakta ise tanı amaçlı vitamin B12 düzeyi, folat, homosistein düzeyi ve metil-malonik asit düzeyi bakılabilir. Schilling testi B12 eksikliğinin nedenine yönelik yapılabilir ancak duyarlığı düşük olduğundan artık kullanılmamaktadır. Serum demir düzeyi ve gaitada gizli kan ise demir eksikliği anemisi düşünülen vakalarda istenmelidir.
12.
Otuz dokuz yaşında bir kadın hasta halsizlik ve yorgunluk yakınmalarıyla başvuruyor. Yapılan fizik muayenede solukluk dışında bir bulgu saptanmıyor. Laboratuvar incelemelerinde hemoglobin: 8.2 gidi, hematokrit düzeyi: % 26, MCV: 66 fL, MCH: 26 pg, MCHC: 26 gldL ve retikülosit sayımı: % 0.8 olarak saptanıyor. Bu hastada tanıyı koyabilmek için aşağıdakilerden hangisinin yapılmasına gerek yoktur? (Eylül 2004)
Doğru Cevap: "C" idrarda hemosiderin testi
Soru Açıklaması
Mikrositer anemi ayırıcı tanısında sıklıkla demir parametreleri ve hemoglobin elektroforezi kul/anılmaktadır. Periferik yayma; anemisi olan her hastada yapılacak ilk işlemdir. Mikrositer anemi vaka sorusunda öncelikle demir eksikliği anemisini ekarte etmemiz gerekmektedir. Bunun için de demir parametrelerine bakılmalıdır. Ayrıca mikrositer anemi sebeplerinden biri olan beta talasemi için hemoglobin elektroforezi yapılabilir. Bu hastalarda demir parametreleri demir eksikliği anemisinin tam tersidir. Retikülosit sayısının normal olduğu bu olguda, bir hemoliz bulgusu olan idrarda hemosiderin düzeyini istemeye ise gerek yoktur. Bu test intravasküler hemoliz düşünülen hastalarda istenmelidir.
13.
Demir eksikliği anemisinin kesin tanısı aşağıdakilerden hangisi ile konulur? (Nisan - 88, Eylül-88)
Doğru Cevap: "E" Kemik iliği incelemesinde depo demirinin olmaması
Soru Açıklaması
Günümüzde demir eksikliği tanısı biyokimyasal parametre/ere bakılarak konulmaktadır. Kemik iliği biyopsisinin sadece tarihi önemi mevcuttur. Demir eksikliği anemisinde seçeneklerde yazan laboratuvar bulgularının hepsi görülür , fakat kesin tanı kemik iliği biyopsisi ile konulur. Demir eksikliği anemisinde ilk depo demiri azalır. ilk laboratuvar bulgusu ise serum ferritininde azalmadır. Ancak ferritin aynı zamanda akut faz reaktanı olduğundan kesin tanıyı koydurmaz.
14.
Beslenme bozukluğuna bağlı demir eksikliği anemisinde aşağıdakilerden hangisi görülmez? (Nisan - 89)
Doğru Cevap: "C" Retikülositoz
Soru Açıklaması
Retikülositoz; demir eksikliği anemısının değil, hemolitik anemi/erin bir bulgusudur. Demir eksikliği anemisinde laboratuvar bulgusu olarak; * Hemoglobin, hematokrit, MCV, MCH, MCHC düşüktür. * Reaktif trombositoz olabilir. * Eritrosit serbest protoporfirin düzeyi artmıştır. * Retikülosit normal veya düşüktür . * Serum demiri düşük, * Demir bağlama kapasitesi artmış, * Ferritin düşük, * Transferin satürasyonu düşük beklenir.
15.
Aşağıdakilerden hangisi demir eksikliği anemisinde ilk ortaya çıkan bulgudur? (Nisan - 96)
Doğru Cevap: "B" Depo demirinin azalması
Soru Açıklaması
Demir eksikliği anemisinde ilk düşen parametre depo demiridir. Depo demirindeki azalmanın biyokimyasal karşılığı ise ferritin düşüklüğüdür. Daha sonra sırasıyla serum demiri azalır, periferik yaymada hipokrom mikrositer eritrositler görülür, ileri evrelerde periferik yaymada anizositoz, kalem şeklinde eritrositler görülür. Hastalığın ilerleyen dönemlerinde retikülosit normal ya da azalmış beklenir. Tedavi ile ilk düzelen halsizlik ve yorgunluk, laboratuvarda ilk düzelen retikülosit sayısıdır (7-10. gün). En son düzelen laboratuvar bulgusu ise ferritin düzeyidir.
16.
Aşağıdakilerden hangisinin demir eksikliği anemisi olan bir hastanın tedavi öncesi periferik yaymasında görülmesi beklenmez? (Nisan- 2002)
Doğru Cevap: "C" Polikromazi
Soru Açıklaması
Polikromazi periferik yaymada retikülosit sayısının artmış olduğunun bir işaretidir. Demir eksikliği anemisinde ise retikülosit sayısı normal ya da azalmıştır. Normalde eritrosit çapı 7-8 mikrondur ve periferik yaymada lenfosit nukleusunun çapına eşittir. Eğer periferik yaymada lenfosit nükleus çapından küçük eritrositler var ise mikrositoz olarak adlandırılır. Mikrositik eritrositler; demir eksikliği anemisi, kronik hastalık anemisi, talasemiler ve sideroblastik anemide gözlenir. Hipokromi eritrositlerin ortasındaki boş soluk alanın toplam eritrositin 1/3'ünden daha büyük olmasıdır. Daha çok mikrositoz ile birliktedir.Hemoglobin sentez bozukluğunu gösterir. Anizositoz eritrositlerin büyüklüklerinin farklı olmasıdır. Poikilositoz farklı şekillerdeki eritrosit varlığını gösterir, diseritropoezin bir belirtisidir. Polikromazi, retikülositlerin içerdikleri rezidüel ribozom artıkları nedeniyle bazofilik boyanmasıdır. Demir eksikliğinde periferik yaymada görülmesi beklenmez.
17.
Halsizlik ve solukluk nedeniyle hastaneye başvuran 75 yaşında bir erkek hastanın hemoglobin düzeyi 9.8 g/dl olarak saptanıyor ve gaitada gizli kan testi pozitif bulunuyor. Bu hastada öncelikle yapılması gereken işlem aşağıdakilerden hangisidir? (Eylül - 2007)
Doğru Cevap: "C" Baryumlu mide - duodenum grafisi çekilmesi
Soru Açıklaması
Yetişkin erkek ya da postmenopozal kadın hastada, demir eksikliği anemisi/ gaitada gizli kan pozitifliği varlığında ilk olarak GIS değerlendirilmelidir. Mutlaka malignite ekarte edilmelidir. Demir eksikliğinde etiyoloji: Diyetle yetersiz alım (Çocuklarda en sık neden) • Demir emilim bozukluğu: Pica, gastrektomi, aklorhidri ve çölyak hastalığı, • Demir ihtiyacının artması: Hızlı büyüme dönemleri, laktasyon, gebelik • Kan kaybı: Yetişkin erkek veya postmenapozal kadınlarda demir eksikliği varsa aksi ispat edilene kadar gastrointestinal sistem malignitesi düşünülmelidir (Erişkinde en sık nedendir). • Parazitler: Ankilostoma duodenale ve Necator Americanus.
18.
Halsizlik yakınmasıyla başvuran 30 yaşındaki kadın hastanın laboratuvar incelemelerinde hemoglobin: 9,8 g/dL, MCV: 75 fL, MCH: 32 pg, ferritin: 350 ng/mL, serum demiri: 180 μg/dL transferrin satürasyonu %60 ve retikülosit, % 1,5 bulunuyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir? (Nisan 2016 Orijinal)
Doğru Cevap: "E" Sideroblastik anemi
Soru Açıklaması
MCV'si düşük olan bir anemide, demir parametreleri demirin tam tersi olan iki hastalık vardır. Talasemi ve sideroblastik anemi. Bu iki durum retikülosit sayısı ile ayrılır. Talasemide retikülositoz beklenir, ancak sideroblastik anemide retikülositoz olmaz. (Kesin tanı ise talasemide, hemoglobin elektroforezi ile; sideroblastik anemide kemik iliği biyopsisi ile konulur) Hastada mikrositer (MCV < 80 fl) bir anemi mevcuttur. Mikrositer anemiye sebep olan ve ilk olarak aklımıza gelen en popüler hastalık demir eksiklliği anemisidir. Demir eksikliği anemisinde serum demiri, serum ferritini, transferrin saturasyonu azalmıştır. Folik asit eksikliğinde ise megaloblastik (makrositer) anemi gözlenir.
19.
Anemi nedeniyle tetkik edilen bir hastada periferik yaymada lökositlerde hipersegmentasyon saptanmışsa en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir? (Eylül-90, Eylül-98)
Doğru Cevap: "A" Vitamin B 12 eksikliği
Soru Açıklaması
Nötrofillerde hipersegmentasyon nükleik asit sentezi için önemli olan B12 ve folat eksikiliği durumlarında görülür.
20.
Kırk sekiz yaşındaki erkek hastada hemoglobin 8 gr/dL, hematokrit: % 24, MCV: 112 fL ölçülüyor. Fizik muayenede glossiti olan hastanın yürürken aksadığı fark ediliyor. Bu hastada anemi ile ilgili öncelikle aşağıdakilerden hangisini düşünülmelidir? (Nisan - 92)
Doğru Cevap: "C" Pernisiyöz anemi
Soru Açıklaması
Makrositer anemisi (MCV > 100 fL) olan bir vakada glossit ve nörolojik defekt (yürüme bozukluğu) veriliyor. B12 eksikliği (pernisiyöz anemi) öncelikle düşünülmelidir. Hastada makrositer anemi mevcut olup şıklara göre aplastik anemi, folat eksikliği anemisi ya da pernisiyöz anemi olabilir. Diğer verilen klinik belirtiler ise pernisiyöz anemiyi düşündürmektedir. Pernisiyöz anemide mide pariyetal hücrelerine ve intrinsik faktöre karşı otoantikorlar gelişmiştir. Bunun sonucunda vitamin B12 absorbsiyonu bozulur. Buna bağlı glossit, periferik nöropati ve megaloblastik anemi gözlenir. B12 eksikliğinde görülen nörolojik anormallikler periferik nöropati, vibrasyon ve propriosepsiyon kaybı ve bunlara bağlı yürüme bozukluğu ve dengesizliktir. Pansitopeni, retikülositopeni, LDH ve indirekt bilirubin artışı diğer bulgulardır. Aplastik anemide ve folat eksikliği anemisinde nörolojik bulgu ve glossit beklenmez. Aplastik anemi ve folat eksikliği anemisi makrositer anemiye yol açarken demir eksikliği ve sideroblastik anemi mikrositer anemiye sebep olur.
logo

21.
Aşağıdakilerden hangisi pernisiyöz anemide görülmesi beklenen bulgulardan biri değildir? (Nisan - 99)
Doğru Cevap: "B" Splenomegali
Soru Açıklaması
Bir anemide splenomegalinin olabilmesi için ya ekstravaskü/er bir hemolitik anemi olması ya da ekstramedüller hematopoeze yol açan bir durum varlığı gereklidir. Pernisiyöz anemide ise bu iki durum da söz konusu değildir. Pernisiyöz anemi, otoimmün bir hastalıktır. Bu hastalarda pariyetal hücrelere ve intrinsik faktöre karşı antikor vardır. Buna bağlı olarak gastrik atrofi ve aklorhidri gelişir. Atrofık gastrit zemininde gelişen intestinal metaplazi ise prekanseröz bir lezyondur. Kemik iliğinde inefektif hematopoeze bağlı olarak hipersellülarite ve megaloblastik değişiklikler vardır. Nörolojik semptomları genelde paresteziler ve periferik nöropati şeklinde başlar.
22.
Aşağıdakilerin hangisine karşı otoimmün reaksiyon geliştiğinde vitamin 812 eksikliği ortaya çıkar? (Nisan - 2001)
Doğru Cevap: "B" lntrensek faktör
Soru Açıklaması
Vitamin B12 eksikliğine neden olan pernısıyoz anemi otoimmün bir hastalıktır ve midede asit salgılayan pariye_tcıl hüçrelere .. veya intrensek faktöre (IF) karşı otoantikorlar gelişir. Sistemik lupus eritematosuzda, anti ds ONA ve antinükleer antikorları (ANA); primer biliyer sirozda antimitokondriyal antikor; tip 1 otoimmün hepatitte ise anti düz kas antikoru (ASMA) pozitiftir.
23.
Kırk yaşındaki bir kadın hasta giderek artan halsizlik, gözlerde sararma, el ve ayaklarda uyuşma şikayetleriyle başvuruyor. Laboratuvar incelemelerinde hemoglobin düzeyi 7 g/dL, hematokrit değeri % 21, MCV: (ortalama eritrosit volümü) 112 fL, trombosit sayısı 96.000/mm3 , lökosit sayısı: 4100/mm3 ve retikülosit sayımı: % 1 olarak bulunuyor. Periferik yaymada anizositoz, poikilositoz, makroovalositler ve bazofılik noktalanma gözleniyor. · Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir? (Nisan 2004)
Doğru Cevap: "D" Pernisiyöz anemi
Soru Açıklaması
Makrositer anemi (pansitopeni) + nörolojik bulgu varsa öncelikle vitamin B 12 eksikliği düşünülmelidir. Aplastik anemide bilirubin artmaz ve nörolojik bulgu beklenmez. PNH'da nörolojik bulgu beklenmez ve retikülositoz saptanır. Demir eksikliği anemisi mikrositerdir. Pansitopeni ve nörolojik bulguya neden olması beklenmez. Akut lösemilerde ise lökosit sayısı genelde çok yüksektir, periferik yaymada blast artışı görülür.
24.
Altmış yaşında bir erkek hasta uzun süredir devam eden halsizlik, stomatit, ataksi ve oryantasyon bozukluğu yakınmalarıyla başvuruyor. Laboratuvar incelemelerinde hemoglobin düzeyi: 6.0 g/dL, lökosit sayısı: 4000/mm3, trombosit sayısı; 80.000/mm3 ve ortalama eritrosit hacmi (MCV): 140 fL olarak saptanıyor. Kemik iliği hiperselüler bulunan bu hastada tanı koymak için öncelikle aşağıdakilerden hangisinin serum düzeyine bakılmalıdır? (Nisan - 2008)
Doğru Cevap: "B" Kobalamin
Soru Açıklaması
Erişkinde megaloblastik aneminin en sık nedeni vitamin B12 eksikliği olduğundan dolayı, bu hastada ayrıcı tanıda kobalamin seviyesi bakılmalıdır. Ferritin depo demiri olup demir eksikliği anemisi tanısında bakılan parametredir. Hemolitik anemilerde haptoglobin düşük, LDH artmış beklenir, her ikisi de herhangi bir anemi için tanısal değildir.Folik asit eksikliğinde nörolojik bulgu beklenmez.
25.
Elli dört yaşında erkek hasta solukluk nedeniyle hastaneye başvuruyor. Fizik muayenede subikter saptanıyor. Laboratuvar incelemelerinde hemoglobin düzeyi: 8,2 g/dL, lökosit sayısı: 4120/mm3, trombosit sayısı: 138.000/mm3 ve ortalama eritrosit hacmi: 117 fL olarak bulunuyor. Bu hastanın ayırıcı tanısında aşağıdakilerden hangisi yardımcı olmaz? (Eylül 2012)
Doğru Cevap: "E" Serum ferritin düzeyi
Soru Açıklaması
Megaloblastik anemının ayırıcı tanısında; MCV, periferik yayma ve hemoliz bulguları yardımcıdır. Ancak serum ferritin değeri; megaloblastik anemi değil, demir eksikliği (yani mikrositer) anemisi tanısında kullanılır.
26.
Aşağıdakilerden hangisi B12 vitamini eksikliğine yol açmaz? (Nisan 2013)
Doğru Cevap: "C" Askaris enfeksiyonu
Soru Açıklaması
B12 vitamini metabolizmasının mide, ince bağırsak ya da terminal ileum düzeyinde bozulması sonucunda B12 vitamin eksikliği görülebilir. Askaris enfestasyonu, eozinofıli ile seyreden çeşitli alerjik reaksiyonlar dışında, parazitlerin vücut boşluklarında yer değiştirme yetenekleri ve bazen de yüksek sayılara ulaşarak oluşturdukları kitle tesirleri ile çeşitli komplikasyonlara neden olabilmektedir. B12 vitamini eksikliği, Askaris enfeksiyonu için değil, D. Latum için tanımlanmış bir komplikasyondur. Gastrektomi, lntrensek faktör (IF) eksikliğine yol açarak B12 vitamini eksikliği oluşturmaktadır. Pankreatik yetmezlikte; R faktörü, vitamin B12'den ayrılamaz. Dolayısı ile intrinsik faktöre bağlanamayan vitamin B12 emilemez. Crohn hastalığı ve terminal ileumu tutan diğer patolojiler, intrinsik faktör ve vitamin B12 kompleksinin emilimini bozarlar. Kör bağırsak sendromu, diğer ismi ile bakteriyel aşırı çoğalma sendromu önemli bir malabsorpsiyon nedenidir. Vitamin B12 bakteriler tarafından tüketilir. Ancak bu bakteriler folat ürettikleri için, bu hastalarda folat eksikliği görülmez.
27.
Aşağıdakilerden hangisi, kobalamin eksikliğinde görülen megaloblastozisin tipik bulgularından biri değildir? (Eylül 2013 Orijinal)
Doğru Cevap: "C" Retikülositoz
Soru Açıklaması
Retikülositoz, sağlıklı kemik iliğinin anemiye verdiği bir cevaptır. Retikülositozun gerçekleşebilmesi için ham maddeler olarak tanımladığımız demir, folik asit ve B12 vitaminin depolarının yeterli olması ve kemik iliğinin sorunsuz çalışması gerekir.
28.
Elli yaşındaki kadın hasta giderek artan unutkanlık, uzun süredir devam eden gastrik yakınmalar ve ekstremitelerinde uyuşma şikayetleriyle başvuruyor. Bu hastada öncelikle aşağıdakilerden hangisi düşünülmelidir? (Nisan 2015 Orijinal)
Doğru Cevap: "A" B12 vitamini eksikliği
Soru Açıklaması
Megaloblastik anemide nörolojik belirtiler sadece B12 eksikliğinde görülür. Hasta B12 eksikliğinde bazen anemi bulguları çıkmadan önce nörolojik bulgularla gelebilir. Tıpik olarak retikülositopeni vardır. Pansitopeni ile gidebilir. Trombositoz beklenmez. Kemik iliğinde inefektif' eritropoez vardır ve kemik iliği genellikle hiperselülerdir. Miyelin kılıf sentezi açısından B12 vitamini önemlidir ve ciddi eksikliğinde nörolojik bulgular gelişebilmektedir. Folik asitin miyelin kılıfı sentezinde rolü yoktur bu nedenle eksikliğinde nörolojik sorun görülmez. Nörolojik bulgular ile birlikte gastrik şikayetlerin olması ve atrofık gastritin gösterilmesi etiyolojide pernisiyöz anemiyi düşündürür. Vitamin 812 eksikliğine bağlı nörolojik bulgular: En sık spinal kordun dorsal, sonra lateral kolonlarında miyelin kaybı olur. Bilateral periferik nöropati olur (vibrasyon, pozisyon hissi kaybı, dengesizlik) Romberg testi pozitif olur. Optik atrofi, serebral bulgular, paresteziler ve yürümekte zorluk Demans, psikoz Nörolojik bulgular aneminin ağırlığı ile korele değildir bazen ters ilişkilidir. Normal basınçlı hidrosefalide; ataksi, demans ve inkontinans görülür. Alzheimer hastalığına kognitif kayıp ön plandadır. Tabes dorsalis, sifılize bağlı gelişir. Creutzfeldt- Jacob hastalığı ise bir prion hastalığıdır. Spongiyoform ensefalopatiler içerisinde yer alır. Demans ve ataksi ön plandadır.
29.
Kronik benzene maruz kalınması durumunda en belirgin değişiklik aşağıdaki sistemlerden hangisinde olur? (Nisan-88, Eylül - 97)
Doğru Cevap: "D" Hematopoetik
Soru Açıklaması
Kronik benzene maruz kalan kişilerde hematolojik bozukluklar gelişebilir. Benzen maruziyeti ile aplastik anemi ve lösemi gelişebilmektedir.
30.
Ateş, yaygın lenfadenopati, hepatosplenomegali ve
atipik lenfositoz olan bir hastada aşağıdakilerden
hangisi düşünülmez? (Eylül - 90)
Doğru Cevap: "D" Aplastik anemi
Soru Açıklaması
Aplastik anemide organomegali ve lenfadenopati
beklenmez.
Tariflenen semptom ve bulgular aplastik anemi
haricindeki şıklarda gözlenir. Aplastik anemide
tüm kemik iliği hücrelerinde azalma olduğu için
lenfadenopati ve hepatosplenomegali gözlenmez.
Lenfositoz olmaz, lökopeni vardır.
Tariflenen tablo öncelikle enfeksiyöz mononükleozu
düşündürür, Epstein-Barr virüsünün neden olduğu,
genellikle kendini sınırlayan klinik bir tablodur.
Hastalarda görülen en sık bulgular ateş, lenfadenopati
ve tonsillofarenjittir. Hastalarda splenomegali
görülebilir. Downey hücresi denilen atipik lenfositler
periferik yaymada olgun lenfositlerden daha büyük;
sitoplazmaları mavi, geniş olan ve eritrositlerin etrafına
yapışmış olarak görülen hücrelerdir. ·
Diğer seçeneklerde verilen hastalıklarda da
tariflenen bulgular görülebilmekle birlikte;
KLL genellikle lenfositoz ve lenfadenopati ile prezente
olan, sıklıkla yaşlı bireylerde görülen bir hastalıktır.
ALL'de lenfadenopati, organomegali ve lenfo(blast)
artışı görülür.8urkitt lenfoma, yüksek grade bir non Hogdkin
lenfomadır. Hızla büyüyen kitle ve lenfadenopati
ile bulgu verir.
logo

31.
Aplastik anemi tanısı konulan 18 yaşında bir erkek hasta için aşağıdakilerden hangisi en uygun tedavi yaklaşımıdır? (Nisan - 201 O)
Doğru Cevap: "B" Aplastik anemi tanısı konulan 18 yaşında bir erkekhasta için aşağıdakilerden hangisi en uygun tedaviyaklaşımıdır? (Nisan - 201 O)A) HLA uygun bir kardeş araştırılmadan hemensteroid tedavisine başlanması8) HLA uygun bir verici saptanırsa en kısa sürede kökhücre nakli uygulanması
Soru Açıklaması
Genç hastada apLastik anemide ilk tercih tedavi yöntemi uygun donör varsa kemik iliği naklidir. Aplastik anemi periferik kanda pansitopeni, kemik iliğinde sellülaritede azalma ve yağ dokusunda artma ile karakterizedir. En sık nedeni idiyopatik olmakla birlikte, etiyolojide; radyasyon, benzen, hepatit C enfeksiyonu, ilaçlar ve genetik (Fankoni aplastik anemisi) rol almaktadır. Hastalığın en erken semptomu genellikle trombositopeniye bağlı deri ve mukoza! kanamadır. Sonrasında anemi semptomları ve nötropeniye bağlı ateş gelişir. Kesin tanı kemik iliği biyopsisi ile konulur. Biyopside kemik iliği öncül hücreleri % 25 in altındadır ve kemik iliği yağ dokusu artmıştır. Genç yaştaki hastalarda (< 40 yaş) tedavide birinci tercih allojenik kemik iliği naklidir. KIT imkanı olmayan hastalarda tedavide siklosporin + Antitimosit globulin kombinasyonu verilir.
32.
I. Nötrofıl sayısı: 400/mm3 Il. Trombosit sayısı: 15.000/mm3 III. Retikülosit sayısı: 130.000/mm3 IV.Kemik iliğinde hücresel yoğunluk (selülarite): % 50 Yirmi yaşında ağır aplastik anemili bir hastada yukarıdaki laboratuvar bulgularından hangisi ya da hangileri beklenir? (Aralık-201 O)
Doğru Cevap: "A" I ve II
Soru Açıklaması
Aplastik anemisi olan bir hastada; lökosit sayısı < 500 lmm3 , trombosit sayısı < 20.000 lmm3, düzeltilmiş retikülosit sayısı < %1 (mutlak retikülosit sayısı < 60.000 /mm3 ) ise ağır ap/astik anemi varlığından söz edilir. Aplastik anemi tanısı kemik iliği biyopsisi ile konur. Kemik iliği sellülaritesi % 25'in altında ise tanı aplastik anemidir. Bu hastada kemik iliği sellüleritesi % 50 verilmiş.
TEST BİTTİ.
CEVAPLARINIZI KONTROL EDİNİZ.